forumVatan

.......forumVatanHoşgeldiniz : Misafir
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0


    Tarot......

    Paylaş
    avatar
    VaLKyRie
    Admin
    Admin

    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 1284
    <b>Ruh HaLi</b> Ruh HaLi : 3
    <b>Zodyak</b> Zodyak : Yengeç
    <b>Kayıt tarihi</b> Kayıt tarihi : 04/02/10
    <b>Nerden</b> Nerden : Tekirdağ
    <b>Yaş</b> Yaş : 23

    Tarot......

    Mesaj tarafından VaLKyRie Bir Perş. Tem. 01, 2010 2:04 pm

    Tarot ne demek?


    Birçok kişiye göre, gizem "Tarot" sözcüğünde gizlidir; sözcüğün Eski
    Mısırca bir sözcük olan "Ta-rosh"dan geldiği söylenir; "Ta-rosh"un
    anlamı "Kral Yolu"dur; Eski Mısır´ın Maji Tanrısı Thoth´u Tarot
    özdeşleştiren görüşler de vardır ve bu görüşe göre Tarot, Thoth´un tüm
    bilgeliğinin saklandığı kitaptır. Ve son bir diğer iddia sözcüğün
    Latince "Rota" dan üretilmiş bir anagram yani şifre olduğudur; bu da
    "çark" anlamına gelir; yaşamın doğumdan ölüme sürekli dönen bir çark
    olduğunu simgeler. Bütün bunlar birer varsayımdır ve hiç kimse Tarot´un
    kesin kökenini bilmemektedir ve gizemciliğin temel inancında Tarot asla
    bir fal değildir. Özetle, falın nerede Tarot Oyunu ile bütünleştiği de
    bilinmemekte, ya da tam tersinin... Hemen hemen herşeyle fala bakılır;
    kurban edilmiş hayvanların dumanları tüten iç organları, gökyüzünde
    uçan kuşların oluşturduğu şekiller, renkli taşlar, yazı tura atmalar,
    kahve fincanı, su tası, zar vb... Uygulamanın temelinde, öncelikle ne
    olacağını önceden öğrenme arzusu ve daha incelikle bakıldığında ise
    herşeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, herşeyin bir anlamı olduğu ve
    hiçbir şeyin rastlantı eseri gerçekleşmediği inancı vardır. Rastlantı
    kavramı gerçekte çok yenidir yani neden ve sonuçtur; iki olay
    arasındaki tek geçerli bağlantı olduğu öğretisinden doğar. Bu mantıksal
    bağlantının dışında kalan olaylar tesadüfi yani anlamsıdır. Artık,
    raslantılarda bir mantık veya matematiksel bir anlam aranmaktadır. Ama,
    daha önceleri, insanlar benzerliklere göre düşünürlerdi. Zodyak´ın yani
    gezegenlerin gök konumu haritasının yolu bir kişinin yaşamındaki yola
    benzetilirdi. Bir fincanın dibindeki çay yapraklarının şekli, bir
    savaşın çıkması olarak anlamlandırılır ve herşey birbirine bağlanırdı.
    Yani bir dizisel anlamsallık aranırdı. Bu düşünce, son zamanlarda,
    olayların seri halinde gerçekleşmesinden etkilenen bazı bilimadamları
    bile bu düşünceyi ciddiye almaya başlamışlardır.



    Tarot'un iç yüzü
    Herkes için Tarot, bir faldır; hatta günümüzde Tarot´un başka amaçlar
    için kullanıldığını kimse bilmemektedir. Yazılı tarihte Tarot, Orta
    Çağ´ın oyun kartıdır yani kumar oynanan bir destedir. Ötesi çok
    karanlıktır; Tarot´un bir kehanet yöntemi olduğunu kesin olarak
    kanıtlayan ve bir belgeye dayalı bilgi yoktur. Acaba gerçektenTarot fal
    için kullanılabilir mi? Tüm bunlar bilinmeyen geçmişten gelen bir gizin
    devamı mı yoksa Tarotçuluk güncel bir modadan başka birşey değil midir?
    Beşinci yüzyılın ortalarına doğru, Avrupa´da daha henüz iskambil kağıdı
    yokken, Bonifacio Bembo adlı bir ressam, Milano´lu Visconti ailesi için
    bir seri isimsiz ve numarasız kart resimledi. Bir İtalyan oyunu olan
    kart destesine "Tarocchi" adı verilmişti; herbiri 14 karttan oluşan
    dört takım ve daha sonra ´triomffi´ yani ´koz´ adı verilen farklı
    resimleri gösteren 22 kart. Günümüzde, bu 22 resimli kart, ´Papa´ veya
    ´Hükümdar´ gibi adlar verildiği için veya ´Şans Tekerleği´ örneğindeki
    gibi dinsel olarak düşünülebilir çünkü ´Kıyamet Günü´ kartında çalınan
    boru sesiyle ölülerin mezardan kalkmaları gibi dinsel mitolojiye uygun
    görüntüler dikkat çeker.. Bazı kartlar, ´Ilımlılık´ veya ´cesaret´ gibi
    erdemleri simgeler. Hatta, dinsel ilkelere aykırı simgeler de vardır,
    örneğin bir kadın papayı görüntüleyen kart, kiliseyle ilgili bir espri
    olarak açıklanabilir. Bir diğer resim oldukça gariptir; basit bir tahta
    darağacına, sol bacağından başaşağı asılmış genç bir adamı gösterir.
    Ellerini altta kafasıyla bir üçgen oluşturmak üzere kayıtsız bir
    şekilde arkasında kavuşturmuştur, sağ bacağı bir haç şeklini veya dört
    sayısını simgeler biçimde dizinin arkasında bükülmüştür. Yüzünün
    ifadesi rahat, hatta belki de büyülenmiş gibidir. Bembo neden bu resmi
    çizmiştir? Bu resim, daha sonraki bazı yorumcuların iddia ettiği gibi,
    darağacında asılmış bir suçlu anlamına gelmez.



    Tarot ve Kabbala
    Tarot ve Kabbala başlıkları altında toplanan İbrani gizemciliği ile
    gizli bilgilerin varlığı arasındaki inanılmaz benzerliklere kısaca
    bakarsak, Bembo´nun kartlarının kanıtların kıtlığına rağmen esoterik
    bir yorum gerektirdiği görülecektir. Kabbala daha çok İbrani
    alfabesinin simgeciliğine önem verir. Harfler Hayat Ağacı´ndaki yollara
    bağlıdır ve her birinin kendi sembolik anlamları vardır. Daha önce
    belitildiği gibi, İbrani alfabesinde 22 harf vardır ve bu sayı Tarot´un
    kozlarıyla "Sonraki dönemlerde Kozlar´a Majör veya Büyük Arkana
    denilmiştir." aynıdır. Kabbala ayrıca, Allah´ın telaffuz edilmeyen
    isminin yani "YHVH" nın, dört harfiyle yakından ilgilidir. Bu harfler,
    yaradılışın dört dünyasını, ortaçağ biliminin dört ana maddesini,
    varoluşun dört aşamasını, İncil´i yorumlamanın dört yöntemini,
    simgelerler. Bembo´nun 14´erli dört takımının her birinde dört tane
    kraliyet kartı vardır. Kabbala 10 sayısıyla işler, Hayat Ağacı´nın her
    birinde On Emir ve on sephirot görülür (ortaya çıkamanın aşamaları) ve
    dört takımda da, birden ona kadar numaralanmış kartlar vardır. Öyleyse
    Tarot yorumcuları, çoğunluğa anlamsız gelen ama ancak bir grup için son
    derece önemli olan, Kabbala´yı resimleyerek uyarlamış olabilirler mi?
    Öte yandan, Kabbala hakkında yazılan yüzlerce kaynakta Tarot hakkında
    tek kelime edilmemektedir.



    Tarot kartlarının anlamı
    Kartların Anlamı Bir Kitaptan Okuyarak Öğrenilebilir mi? Tarot hakkında
    biraz bilgi sahibi olanlar bilirler, bir Tarot okumasında, kartlarda
    örneğin Asalar veya Kupalar yani Minör (Küçük) kartlar çoğunluktaysa,
    okumanın önemsiz ve hatta onur kırıcı olduğu düşünülür. Çoğu kişi,
    Büyük Arkana kartlarının çoğunlukta olduğu bir okumayı kabul edecektir,
    bu kabul psikolojik bir üstünlük içeriğini taşır. Çünkü soyut güçleri
    ve ruhsal bilinçliliği simgeledikleri için, 22 ana kart (Majör-Büyük
    Arkana) onlara önemli görünecektir. Ama Büyük Arkana bile, tek bir
    kavramı oluşturur ve diğerleri olmadan anlamı yoktur. Bilgeliği ve
    varoluşu etkili bir şekilde betimlemesi yüzünden büyük kartları
    diğerlerinden ayrı olarak inceleriz fakat uygulamada dünyayı anlamak
    için ruhun ve maddenin, mutlulukla mutsuzluğun, sevgiyle şiddetin
    karıştırılması gereklidir. Bu bir sentezdir yani Tarot burada, hem
    okunana, hem de okuyana yaşamın boyutlarını ve çeşitliliğini
    gösterebilir. Kartlar, diğer bir dengeyi yani adalet terazisinde
    simgelenen dengeyi de öğretir. Geçmiş gelecekteki olasılıklara nasıl
    bağlanacaktır? Kendi kararlarımızın oluşturduğu etkileri, dış dünyadan
    gelen etkilerle nasıl birleştiririz? Hayatımızın sorumluluğunu
    üstleniyoruz derken ne demek istiyoruz? Bu, üstlenme, herşeyi
    yarattığımız ya da kontrol ettiğimiz anlamına gelir mi? Kendi
    seçimimizde olduğu gibi, çoğu kişi sorumluluğu kesin kural olarak
    düşünmeyi tercih eder. Ya dünya bizi tamamen şekillendirir ya da
    yaşamımız üzerinde tam bir kontrol hakkına sahibiz. Tarot okumaları,
    kişinin yaşamsal zincirinin her baklasının, ikisinin karışımından
    kaynaklandığını anlatır. Çok kısa boylu bir kişi profesyonel bir basket
    oyuncusu olmayı umut edemez ama aynı kişi boyunun kısalığının tüm
    hayatını etkilediğini de düşünmemelidir. Bu düşünceyi kuramsal olarak
    kabul eden kişiler hala şöyle bir soruyu sorabilirler; Hangisi daha
    önemlidir, oluşan durum mu yoksa kişisel sorumluluk mu? Bir insanı
    gerçekten kontrol eden bunlardan hangisidir? Ama Tarot teorisyenleri
    için Tarot okumaları bu ve buna benzer soruların anlamsızlığını
    gösterir. Bazı okumalarda kişilik tanımlamaları, umutlar veya korkular,
    bizi belli yönlere doğru yöneltmeye eğilimlidir. Okuma bu etkileri
    yansıtır ve onların olası sonuçlarını gösterir. Kartlar, bir durumun
    belli bir şekilde oluşmasını sağlamazlar, sadece ve sadece etkilerin
    gerçek hayatta nasıl birleştiklerini veya birleşebildiklerini
    gösterebilirler. Eyleme geçme anı gelince farklı bir seçim yapabiliriz
    ama bunu çoğu zaman böyle yapmayız. Bilinçsizce sürekli olarak
    yaşamdaki seçim özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Geçmişimizin ve
    koşullanmalarımızın bizi yönlendirmesine izin veririz. Bunu bazen
    cahillikten, bazen de tembellikten yaparız. Koşulları izlemek, bilinçli
    kararlar almaktan daha kolaydır. Tarot bize, genel durum hakkında da
    önemli dersler verir. Soyut olarak, bir nitelik ne denli kesin
    görünürse görünsün, gerçekte sadece diğer etkilerin genel durumundan
    etkilenir. Genel durumda, yaşamsal öğelerin birbirlerini nasıl
    dengelediklerini öğreniriz. Herşeyden önce, Tarot açılışlarında belli
    kartların birleşip birleşmiş bir durumu nasıl oluşturduklarını görürüz;
    hiçbir açılışın diğerlerinden daha iyi ya da daha kötü olduğu
    söylenemez. Ama bazen ümitler konumu, bazen de korkular konumu,
    diğerinin üstünde olabilir. Bir diğerinde, temel veya çevresel
    belirleyici etkenler daha çok ortaya çıkaracaktır. Bu o kişiye ve o
    anki duruma bağlıdır. Tarot yorumcuları, Tarot okumalarının kendi
    algılarımıza duyduğumuz güveninin gelişmesine de yardımcı olduğunu
    belirtiyorlar. Bu olay, bazen elde edilen bilgiden bazen de belli
    kararları alıp bunlara sadık kalma ihtiyacından kaynaklanır. Peki belli
    bir durumda bir kartın hangi anlamı uygulanmalıdır? Bir Kral kartı
    Tarot´u bakılan kişiyi mi veya başka bir kişiyi mi simgeler? Ya da
    Kılıçların Kralı kanun ve yaratıcılık gibi soyut bir ilkeyi mi
    kasteder? Veya Kupaların Kraliçesi bize yaratıcılığı mı ima eder? Ama
    okuma ilerledikçe bu ve buna benzer soruların cevaplarını algılamaya
    başlarız. Sonuç olarak kendi algımıza ve sezgilerimize daha çok
    güvenmeye başlarız. Bir okuma hangi dönemi veya ne kadarlık bir süreyi
    kapsar? Uzmanlara göre, bu süre birkaç günden birkaç seneye kadar
    uzanabilir ve bu süre hem ileriye, hem de geriye doğru olabilir. Bazen,
    bir yetişkin için, Tarot okuması çocukluğa kadar uzanabilir. Genelde
    tüm hayatın bir özetini verse bile, hatta Hayat Ağacı denen Tarot Okuma
    metodunda dahi, kişi yoğun bir değişiklikler döneminden geçiyorsa,
    okunan süre daha kısa bir dönemi gösterebilir.




    ''Zaman'' iyi mi gelirmiş herşeye
    ne " zaman " dan beri ???




      Forum Saati Çarş. Eyl. 19, 2018 8:46 pm